smmm.emeldemir@gmail.com Faras Ofis, Yenimahalle/Ankara
Konkordato Sürecinde Şüpheli Ticari Alacakların Vergisel Durumu

Konkordato Sürecinde Şüpheli Ticari Alacakların Vergisel Durumu

Emel Kaymakçı Demir 18 Ocak 2026

 

Ticari hayatta alacakların tahsil edilememesi işletmeler açısından önemli bir finansal risktir. Borçlunun konkordato talep etmesi durumunda ise bu risk hukuki bir boyut kazanır. Türk vergi mevzuatı, belirli şartların varlığı halinde konkordato sürecindeki alacaklar için şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılmasına imkân tanımaktadır.

1. Şüpheli Ticari Alacak Kavramı

Vergi Usul Kanunu’na göre ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olup tahsili şüpheli hale gelen alacaklar, belirli koşullar altında şüpheli ticari alacak olarak kabul edilir. Bu alacaklar için karşılık ayrılması, vergi matrahının gerçek duruma uygun tespit edilmesini sağlar.

2. Konkordato Sürecinin Alacaklar Üzerindeki Etkisi

Konkordato, borçlunun alacaklılarıyla mahkeme denetiminde borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan bir hukuki kurumdur. Mahkeme tarafından verilen geçici veya kesin mühlet kararlarıyla birlikte borçluya karşı icra takipleri durur ve alacakların tahsili hukuken askıya alınır. Bu durum, alacakların tahsilinde ciddi belirsizlik yaratır ve alacakların ekonomik değerini doğrudan etkiler.

3. Konkordato Halinde Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılması

Vergi uygulamaları ve yargı kararları uyarınca, borçlunun konkordato sürecine girmesi ve mahkeme tarafından mühlet verilmesi, alacağın tahsilinde ciddi şüphe doğuran bir durum olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle:

  • Alacak ticari faaliyetten doğmuşsa,
  • Alacak bilanço esasına göre defter tutan mükellefe aitse,
  • Borçlu hakkında konkordato kapsamında geçici veya kesin mühlet kararı verilmişse,

ilgili alacak için şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılabilmektedir.

4. Dava veya İcra Şartı

Normal şartlarda şüpheli alacak karşılığı ayırabilmek için alacağın dava veya icra safhasında olması gerekir. Ancak konkordato halinde, mahkeme tarafından verilen mühlet kararı, alacağın tahsilinin hukuken durduğunu gösterdiğinden bu şartın yerine geçtiği kabul edilmektedir. Dolayısıyla konkordato sürecinde ayrıca icra takibi başlatılmasına gerek bulunmamaktadır.

5. Karşılığın Ayrılacağı Dönem

Şüpheli alacak karşılığı, borçlu hakkında geçici veya kesin mühlet kararının verildiği hesap döneminde ayrılmalıdır. Bu dönem geçtikten sonra karşılık ayrılması mümkün değildir.

6. Konkordato Sonrası Muhasebe İşlemleri

Konkordato süreci sonunda:

  • Tahsil edilen tutarlar gelir olarak kaydedilir,
  • Silinen alacaklar karşılıktan düşülür,
  • Tamamen tahsil edilemeyen tutarlar kesin zarar haline gelir.

Sonuç

Konkordato sürecine giren borçlulardan olan ticari alacaklar, mahkemece verilen mühlet kararıyla birlikte vergi mevzuatı açısından şüpheli alacak niteliği kazanır. Bu durum, işletmelerin riskli alacaklarını mali tablolarına doğru şekilde yansıtmasına ve vergi matrahının gerçek duruma uygun olarak belirlenmesine imkân sağlar.

Paylaş: